"Bütün iş, sevmesini ne kadar biliyorum, ne kadar bilmiyorum."

_

12 Eylül 2007 Çarşamba

Kendi Dünyasının Efendisi...

... olmak zorunda insan. Fikrimce. Şayet sanatçı olmaya çabalıyorsa. Bazen öyle zamanlar oluyor ki, sizden başka kimse, ama gerçekten kimse yaptığınız işe inanmıyor. Kimse inanmazken siz inanmak zorundasınız. Bu da yalnız kalmayı göze almak demektir bir bakıma. Sonra zamanla başkalarının da inanacağına, sizin gördüklerinizi göreceğine inanmak, aslında inandığınız şeyi, inandığınız şekliyle onlara siz göstermek zorundasınız.

Bu siteyi açarken bazı arkadaşlarım, bu işi haddinden fazla büyüttüğümü, abarttığımı, bu sayfayı açmakla aşırıya kaçtığımı söylemişlerdi. Mesele, katıksız inançta. Sağlam temellere oturup oturmaması çok önemli değil şu an, zira bu, çoğu sanatsal üretim gibi, içgüdüsel bir şey. Sezgilerinize güvenmek, onları dünyanın en doğal ve kesin gerçekleriymiş gibi kabullenip inançla benimsemek zorundasınız. Bir cengaverlik, Don Kişot' luğun ta kendisidir bu bir bakıma.

Bu sayfayı açtığımda, ziyaretçisi olup olmayacağından pek emin değildim. Aslında zaten, bu çalışmayı takip etmek isteyecek fakat sık sık görüşmediğim birkaç kişi için açmıştım başta. Beklediğimden daha fazla insan ziyaret ediyor, hatta bazı bazı bir başvuru kaynağı haline bile gelmiş. Mehmene otoritesi oldum internette. :))

1 yorum:

gulin dedi ki...

ben hiç abarttığını düşünmedim aksine devam :) internet iyidir.